June 2, 2007

Bu da daha önceki haftalardan publih etmeyi unuttuğum bir yazı….Merhaba geçen haftaki dersimizde grup olarak oyunlarımızı tasarlamaya başladık. Bu çalışma bizim için biraz sıkıcı olsa da tasarladığımız oyunları sınıfta oynamaya başlayınca yeniden eğlenebileceğimizi düşünüyorum.

June 2, 2007

Bu da daha öncekii haftalardan publih etmeyi unuttuğum bir bloggg……Geçen haftaki dersimiz aslında bize verilen sorumlulukları zamanında yerine getirmemiz adına haturlatıcı bi ders oldu bence. Çoğumuzun aslında görev bilinci gelişmiş insanlar olduğumuzu düşünüyorum ama eskilerin deyimi ile kulak vermiyoruz.Grup çalışması hepimiz alışık olduğu ve hayatımızın ileri safhalarında da karşılaşacağı bişey bu yüzden bu çalışmasının bizim için zor olmayacağını düşünüyorum. Öte yandan şunu da eklemeliyimki sanırım grup çalışması esnasında biraz daha sessiz çalışabilmeyi öğrenebilmeliyiz. Inanıyorumki bu grup çalışmaları sonucunda ortaya çok güzel ve hepimiz için yararlı bi şeyler çıkacak.

June 2, 2007

Bu da aslında daha önceki haftalarda publish etmeyi unuttuğum bir blog yazımm…  Her hafta başka bir arkadaşımızın meşhur olduğu dersimize geçen haftaya damgasını vuran arkadaşımız Muharrem’di. Kendisini kutluyorum. Hava koşullarının bize dışarda bişiler yapmaya fırsat vermemesi sanırım bize sınıf içinde başka nasıl oyunlar oynanabilir sorusunu sordurmaya devam edicek.Geçeh hafta oynadığımız oyunlar yine çok eğlenceliydi ama bize kendimiz hakkında bi gerçeği öğretmiş oldu. Hala topluluk önüne çıkmak konusunda tedirgin oluyoruz oysaki hepimiz eğitim fakültesi öğrencisiyiz. Taklit etmek bize hep daha kolay geliyor yeni bi şey üretmektense!Taklit ettiğimiz şeyden sıkılmış olsakta cesaret edemiyoruz çoğu zaman ben daha farklı bi şey yapmak istiyorum demeye. Ve hep o korkudan oluyor ne olyorsa “ Ya rezil olursam korkusu!” Halbuki ne olmuş yani, bırak saçma olsun , komik olsun, yanlış olsun önemli olan sana özgü olsun!

June 2, 2007

Bu aslında 8 mart tarihinde yazmış olduğum bi blog yanlışlıkla commment kısmına yazmışım! p>Merhaba, öncelikle bu hafta yapmış olduğumuz tanışma dersinin sınıfta bulunan herkes için farklı bir ders olduğu kanısındayım.Bu dersin farklı olmasının nedeni de herkes için farklıdır tabiki ama bana sorarsanız oyunların olması dersin içinde ve bizim bu oyunlardan yeni şeyler öğrenmemiz ve öğrenirken zevk almamız bu da yıllardır unutuğumuz bi şey, özellikle de üniversitede çok az ders olmuştur bir şeyleri gerçekten zevk alarak öğrendiğimiz ve derste bu kadar rahat kendimizi ifade edebildiğimiz.</p>

June 2, 2007

 Geçen hafta oynadığımız oyunların çoğu erçekten çok zekliydi. Tabi bir kaç oyun vardıki çok eğlendik, çok güldük. Benim en çok beğendiğim oyun Elektron kapmaca oyunuydu. Oyunun kuralları çok açıktı ve gerçekten öğretici bir oyundu öte yandan oyunun içinde içinde olmak kadar izlemekte keyif veriyordu. Yine çember oyunu zevkli bir oyundu! Şifreleme oyunu öğretici olmaktan çok eğlendirici bir oyundu. Bu belki sınıf ortamında ilk beş dakika çocukların zekasını açmak için veya ders sonunda eğlenmek için oyantılabilir. Koydukları cezalar inanılmaz yaratıcıydı; üzgün kedi, utangaç kedi, sevgilisinden ayrılmış kedi taklitlerini heralde hiç unutmam ömrüm boyunca…

May 17, 2007

Geçen hafta oynamış olduğumuz zap zıp oyunu sınıf ortamına uygulanabilir bir oyun olması açısından güzeldi. Bu oyun ilköğretim çağındaki çocukları yönleri öğretmede kullanılabilir diye düşünüyorum. Öte yandan hocamızın çıkardığı miyav sesine karşı bizim de miyavlarımız biraz da taklit oldu sanırım. Çok fazla öznel olamıyoruz galiba…Çoğu zaman birilerini takit etmek yeni bir şey oluşturmaktan daha kolay ve biz hernedense hep kolay yolu seçiyoruz…. 

April 4, 2007

Geçen hafta oynadığımız kare yapmaca oyunu açıkçası bana ilk kez oynamaya çalıştığımz zamandaki keyfini vermedi. Bunun nedeni yerimiz dar olması ve zaten dikdörtgene benzer şekilde sıralanmamız olabilir. Çok fazla hareket etmedik genelde yerimizde kaldık. Halbuki oyunu ilk kez oynarken daha fazla çekiştirme vardı! Bir de aramızdan bazıları ortaya çıkıp bizi yönlendirmeye çalıştılar ama bence başarısızdı. Sınıfta tartıştığımız gibi sessiz veya sesli çalışmak açıkçası pekde bi farklılık da yaratmadı. Keyif alamamamın bir diğer nedeni de tekrar edilen şeylerin ilki kadar zevk vermemesi bence. Bu yüzden eğer sınıf ortamında bi aktiviteyi birden fazla uygulamak sıkıcı olabilir düşünüyorum ve aynı şeyi tekrar etmektense daha yeni şeyler üretmek gerektiğine inanıyorum çünkü biliyoruzki yaratıcılığın sınırı yok!

March 22, 2007

Bence geçen haftaki ders bize dışarı çıkmadan da sınıf içinde çok eğlenceli aktiviteler yapabileceğimizi göstermiş oldu. İlk yaptığımız 3 kişilik çalışma benim çok hoşuma gitti. Hem yeni insanlar tanımış oldum ve bu insanların değişik yönlerini öğrenmek, ortak özelliklerimizi keşfetmek çok eğlenceliydi. Özellikle de diğer arkadaşlarımızı dinlerken ve onların ilginç özelliklerini öğrenirken çok güldük. Mesela ben Gürsoy’u yıllardır tanırım ama daha önce hiç bilmediğim bi yönünü öğrenmiş oldum Öğretmen olduğumuz zaman (ki bu çok yakın bi gelecek çoğumuz için) bu çalışmayı grup çalışması yaptıracağımız zaman çok güzel bir şekilde sınıf ortamında uygulayabiliriz. Çoğumuzun bildiği gibi sınıfta grupları oluşturmak bazen çok zahmetli ve zaman alıcı bir işlem olabiliyor. Çok yakın arkadaşları veya derslerinde çok başarılı öğrencileri aynı grupta toplayarak bence çok sağlıklı gruplar oluşturamıyoruz. Bu nedenle yaptığımız çalışma gruplara ayırma işinde çok yardımcı olabilir diye düşünüyorum.
Yaptığımız ikinci çalışmaya gelicek olursak, o da bence ilki kadar zevkliydi ve çocukluğumuza geri döndük. Aslında kağıtlar elimize ilk verilince hepimizin aklına aynı şeyleri yapmak gelmiştir; kayık, uçak, şapka vs. Ancak bizden istenilen bi şey vardı ve de o yaptığımız şeyin hiçbir nesneye benzememesiydi. Tabi daha sonra biz onlara değişik anlamlar yükleyecektik!.Çalışmaya başladığımda gerçekten hiç sorgulamadım ben ne yapacağım diye, sadece içimden geldiği gibi kağıtları yırttım, katladım, birleştirdim. Etrafıma baktığımda arkadaşlarımda benim gibi ne yapacağını bilmeden sadece hayal güçlerinin etkisiyle bir şeyler oluşturmaya çalışıyorlardı ama herkesin yüz ifadesinde yaptığı işten zevk almanın vermiş olduğu mutluğu okuyabiliyordum. Çalışmalar bitince sıra onları sergilemeye geldiğinde, hepimiz birer sanat eleştirmeni edasıyla birbirimizin çalışmalarına bakıp içimizdeki duyguları kağıtlara yazdık. Sonunda da eser sahiplerinin kağıtlarındaki kelimeler gerçekten takdire şayandı bence Evet tebrik ediyorum benim eserim için ‘Sigaramın ateşi sen dumanı ben olayım!’ yazan arkadaşı. Kendisi çalıntı bir cümle kullanmış olsa da duygularını en iyi yansıtan cümleyi bulmuş sanırım. En son kelimeleri birleştirerek hikaye yazma çalışmasında en başarılı çalışmalardan birine dolaylı olarak hizmet ettiği için bi kez daha kutluyorum kendisini Sonuç olarak çok eğlendiğimi tekrar belirtiyorum ve içimizdeki yaratıcılığı çıkarmamıza yardım eden Hocamıza teşekkür ediyorum…

Hello world!

February 25, 2007

Eğitim fakültesi öğrencileri acaba bu ders neler yapacağız diye merakla beklediğimiz başka ders yoktur sanırım. Oyuna başlayana kadar gerçekten ne yapıcağımızı bilmiyoruz ve bu bilinmezlik belki de daha çok ilgimizi çekiyor.
Geçen hafta oynadığımız oyunda, bi tane ebe ile başlayıp giderek çoğalan bi zincir oluşturduk. Bu zincire dahil olmak aslında çoğumuzun hoşuna gitmiştir. Ben de o zincirin içinde olan biri olarak düşündüm ki çok büyük bir topluluğu yönetmek gerçekten zor oluyor çünkü sağında olan insanlar seni sağ tarafa hareket etmeye zorluyor diğer tarafında olan insanlar da kendi taraflarına sonunda bi taraf kazanıyor;daha güçlü olan yada daha kararlı olan.

elcome to WordPress.com. This is your first post. Edit or delete it and start blogging!


Follow

Get every new post delivered to your Inbox.